Anksiyete

Anksiyete (endişe-kaygı), canlılarda deneyimlenen, korku, gerilim ve sıkıntı halidir. Deneyimleyen varlık için kimi zaman nedeni belli olan kimi zaman da nedensiz tedirginlik hali de diyebiliriz. Anksiyete bazı kuramcılara göre yaşanan iç çatışmaların sonucunda ortaya çıkmaktadır. Bazı kuramcılara göre de öğrenilmiş davranış kalıplarıdır. Canlıların dış ortama uyum sağlama çabasında koruyucu bir tepkidir. Kişi bu duyguları artık kontrol edemiyor ve yaşamı içinde işlevselliğini kaybediyorsa ‘’anksiyete bozukluğu’’ var tanısı olarak incelenir. 

Belirtileri

  • Sinirli, gergin ve huzursuz hissetme, güvensizlik hissi
  • Sürekli kötü bir şey olacakmış hissi, negatiften beslenme ve panik duygusu
  • Kalp atışlarında hızlanma
  • Nefes alışverişinin hızlanması
  • Terleme
  • Ellerde ve ayaklarda soğukluk ve titreme, üşüme hissi.
  • Kendini zayıf ve güçsüz hissetme,özgüvende düşüş
  • Odaklanmakta güçlük, dikkat dağınıklığı, farkındalığın azalması
  • Uykuya dalmakta güçlük, az uyku, yorgun uyanma
  • Mide bulantısı
  • Sorunlar ile savaşmak yerine kaçma isteği, tercihi. (Savaş / Kaç)

Anksiyete, duygusal açıdan ise hastalık korku ve panik hissine neden olur. Kişiyi pesimist bir duygu durumu sarar. Hemen hemen her şeyi olabilecek en kötü yönüyle düşünür, morali düşmeye başlar.  Anksiyeteden sadece patolojik bir durummuş gibi bahsetmek doğru değildir. Bu his, korku, kızgınlık, üzüntü ve mutluluk gibi duygularla beraber gelen, insanların hayatta kalmasıyla bağlantılı temel duygularından birisidir aynı zamanda. Fakat “her şeyin fazlası zehirdir” prensibi burada da işler.

Her insan zaman zaman herhangi bir hastalık belirtisi olmaksızın anksiyete yaşayabilir. Yaşanan anksiyete bazen bedensel ya da daha ileri psikiyatrik bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıkabilmektedir.

Anksiyete tedavisinde 6 ay, 1 yıl hatta daha uzun süren ilaç tedavisi ile birlikte düzenli psikoterapi seansları uygulanır. İlaçların etkisi, pozitif ya da negatif duygu durum değişiklikleri periyodik olarak incelenmeli ve gerektiğinde yeni önlemler alınmalıdır. Bunun yanı sıra derin nefes çalışmaları endorfin hormonunun salgılanmasına neden olduğu için kişiyi rahatlatarak, iyileşme sürecine yardımcı olur. Masaj, aromaterapi yöntemleri de tedaviyi pozitif yönde destekleyen aksiyonlardır.

Sık Rastlanan Türleri: 

  • Obsesif – kompulsif bozukluklar
  • Panik atak
  • Travmatik stres bozukluğu
  • Genel anksiyete bozukluları
  • Sosyal fobi ve belirli bir obje ya da duruma karşı geliştirilen fobi çeşitleri olarak sıralanabilir.

Neden Olur?

Anksiyetenin tam olarak neden kaynaklandığı bilinmemektedir. Hepimizin fiziksel ve ruhsal yapıları özel ve çok farklıdır. Her etkinin her birimizde  ayrı sonuçlara neden olacağını unutmamalıyız. Bununla beraber travmatik yaşam deneyimleri ve genetik yatkınlığımız da anksiyete’ye neden olabilir.

Bazen ise anksiyete tamamen fiziksel bir rahatsızlığımızın ön işaretçisi olabilir;

  • Kalp hastalıkları 
  • Diyabet
  • Tiroid problemleri, hipertiroid
  • Hızlı kilo alımı / kaybı
  • Solunum yolu problemleri, astım
  • Madde bağımlılığı ya da yoksunluk
  • Kronik ağrılar ve huzursuz bağırsak sendromu
  • Savaş/Kaç mekanizmasını etkileyebilecek nadir tümörler
Anksiyete İçin Risk Faktörleri Nelerdir?
  • Çocukluk çağında başlayan utangaçlık, davranışlarda tutukluk, stresli cevre.
  • Ekonomik sıkıntılar
  • Boşanmış ya da dul olmak
  • Ailemizden birinin bu rahatsızlığı yaşıyor ya da yaşamış olması
  • Aile geçmişinde diğer psikolojik problemlerin olması.
Anksiyete Ataklarına Karşı Ne Yapabilirim?
  • Mutlaka bir psikoterapist ile görüşerek çözüm için yola çıkın.
  • Hangi tür bir anksiyete bozukluğu yaşadığınızı, belirtilerini ve özelliklerini ve derinliğini danıştığınız uzmandan öğrenin.
  • Anksiyetenin sağlığınızı hem psikolojik hem fiziksel olarak etkileyen bir rahatsızlık olduğunu unutmayın.
  • Atak yaşadığınızı anladığınız anda size iyi gelecek insanlarla iletişime geçin. Hoşunuza giden aktivitelere odaklanmaya çalışarak, onlar ile geçirdiğiniz zamanı artırın.
  • Düzenli olarak hareket edin, oturma sürenizi bir saatten uzun tutmayın.
  • Yeteri kadar uyuyun ve gece uykunuzun bölünmemesine dikkat edin.
  • Özellikle “güven” temalı olumlama cümleleri işinize yarayacaktır.(Ör: Tamamen güvendeyim, yeterince mükemmelim v.b.)
  • Rahatlama tekniklerini öğrenin. (Yoga, Meditasyon, Nefes Çalışmaları vb.)

Hazır ”buradayken” Anksiyete ile ilgili bir videoda iliştirelim.

Sevgilerimle,

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You May Also Like