Beklentiler Yasası

Evrensel Yasalar’dan Beklentiler Yasası’ nın işleyiş prensibi; Enerji düşünceyi izler; biz hayal edebildiğimiz şeye doğru ilerleriz, onun ötesine değil. Varsaydığımız, beklediğimiz ya da inandığımız şey deneyimimizi yaratır ve renklendirir; beklentilerimizi değiştirerek, hayatın her alanındaki deneyimimizi değiştirebiliriz.

Büyük beklentilerle yaşayın, ve büyük şeyler olacaktır. ART FETTING

Deneyimlerimize dayanan inançlar mı oluştururuz, yoksa inançlarımıza dayanan deneyimler mi yaratırız? Deneyimler ve beklentiler, elbette, birbirlerini etkilerler; ama çoğumuz, inançlarımızın deneyimlerimiz tarafından şekillendirildiklerine inanmakla birlikte, Beklentiler Yasası bunun tam tersini beyan eder: İnandığımız ya da beklediğimiz şeyler, zaman içinde, en derin ya da bilinçaltı düzeylerde, dış realitemizi şekillendirirler.

Her şey bir enerji formudur; zihnimiz bu enerjiyi tezahür formuna dönüştürür ve dünyaya bakarken kullandığımız filtreleri renklendirir. Neredeyse bebeklik çağından beri, bilinçaltımıza programlı duyarlılıklar ve beklentiler depoladık. ‘’İnsanlara itimat edilmeyeceğine’’ inananlarımız, bu inançlarını destekleyen kanıtlarla karşılaşırlar.

Beklentiler Yasası ’nı uygulamanın anahtarı, körü körüne inanca değil, açık niyete dayanan yeni beklentiler yaratmaktır. Bu yasa, hayatımızın ilk aylarında oluşmuş olabilecek inançlar ve beklentiler tarafından meydana getirilmiş, var oldukları evvelce kabul edilmiş sınırlarımızı aşmamıza yardımcı olur.

Eğer kansere yakalanmaktan ya da bir otomobil kazası geçirmekten ya da bir sevdiğimizi yitirmekten korkuyorsak, bu düşüncelerin mutlaka bu olaylara yol açacakları anlamına gelmez; böyle fikirler daha çok batıl inanç kabilinden endişelerdir ve zihninizin başka şeyler üzerinde odaklanabilmesi için bizim bu endişeleri açıkça görüp ifade etmemiz, başka biriyle açık yüreklilikle paylaşmamız ve temizlememiz gerekir. Beklentiler Yasası, zenginliği ya da bazı insanları veya kişisel gücü kendimize olumlu telkinlerde bulunursak hayatımızın aniden değişeceğini de ima etmez. 

Deneyim yaratmanın anahtarını bilinçaltı sağlar. Bilinçli bir düzeyde, bazı insanlar kansere yakalanmaktan çok korkabilirler, ama onların bilinçaltı böyle bir hastalıkla ilgili en ufak bir endişe ya da beklentiye sahip olmayabilir. Her gün sürekli olarak kendi kendilerine pozitif sözler tekrarlayan insanlar bir fikir ya da niyet oluşturabilirler, ama eğer onların bilinçaltı oldukları yerde kalmayı bekliyorsa, orada kalacaklardır.

Bilinçaltı Nasıl Değişir?

Araştırmacılar, belli telkinlerin bilinçaltımıza ulaşarak hayatımızı değiştirebilecekleri fikriyle, bilinçli kabul düzeyinin altına mesajlar ileten, yani bilinçaltıyla algılanan teyp bantları yarattılar. Bu doğru bir kuram olmakla birlikte, iki anahtar etken tarafından eşlik edilmedikçe, ne telkinlerin ne de bilinçaltıyla algılanan bantların büyük bir etkisi olabilir: Kendimizi daha çok arkadaşla, daha fazla parayla ya da arzu ettiğimiz herhangi bir şeyle birlikte hayal ettiğimiz, ses ve duygu içeren, canlı görsel imgeler yaratmamız -ve mümkün olduğunca çok duyu kullanmamız- gerekir. Böyle imgeler, zamanla, bilinçaltımızda izlenimler yaratacaktır ve bilinçaltı, dünyada yaşadığımız deneyimlerle, içimizde yarattığımız ya da imgelediğimiz deneyimleri birbirinden kuvvetli bir şekilde ayıramaz.

Yeni Beklentiler Deneyimleme

  1. İyi Yaptığınız iki faaliyeti ve çok iyi yaptığınıza inanmadığınız iki faaliyeti düşünün.
  2. Eğer iyi yapabildiğiniz ya da yapamadığınız şeyle ilgili görüşlerinizi geçmiş bir deneyime dayandırıyorsanız, o deneyim ilk önce ne zaman gerçekleşti? O olay sizin doğal yeteneklerinizi doğru olarak yansıtıyor mu, yoksa o sadece bir deneyim eksikliğine mi dayanıyordu?
  3. Albert Einstein’ın Öğretmenleri, onun kafasının matematiğe pek iyi çalışmadığını düşünmüşlerdi. Siz de, özellikle kendinizi zayıf hissettiğiniz alanlarda, aslında doğal yeteneklere sahip olamaz mısınız? Kendinizi yeni beklentilere açmaya hazır ve istekli misiniz?

Beklentiler Yasası’na Uyumlanma

  1. Bir şeye sahip olmak, bir şeyi başarmak ya da bir şey olmak istediğinizde, şu soruyu sorun: ‘’Sahip olsaydım ne olurdu? Bu neye benzerdi ve nasıl bir duygu verirdi?’’
  2. Şimdi eski inançların ve beklentilerin ötesine geçin; o artık bir rol olmayana dek, oynamak istediğiniz rolü oynayın; rahat hale gelene dek onu prova edin. Eğer kendinizi bir görevi yapmaya muktedir hissetmiyorsanız, ondan tamamen zevk alacak birinin rolünü oynayın.
  3. Bu basit alıştırma, hayatınızı basit ama önemli biçimlerde değiştirebilir. Bugün daha mutlu, daha açık, daha pozitif bir insan rolünü üstlenmeye çalışın.

Beklentiler Yasası’na uyumlanabilmemiz dileğiyle,

Kaynak; Dan Millman Hayatınızın Amacı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

You May Also Like